İnsan hayatını çoğu zaman bilinçli kararlarla yönlendirdiğini düşünür.
Bir meslek seçeriz.
Bir ilişki kurarız.
Bazı insanlardan uzaklaşır, bazılarına yaklaşırız.
Bütün bunların bilinçli seçimler olduğunu sanırız.
Ama psikoloji bize başka bir şey söyler:
Hayatımızın büyük bir kısmı bilinçli zihnimiz tarafından değil, bilinçaltımız tarafından yönetilir.
Bilinçli Zihin ve Bilinçaltı Zihin
İnsan zihni kabaca iki katmandan oluşur.
Bilinçli zihin
Şu anda düşündüğümüz, karar verdiğimiz ve analiz ettiğimiz alandır.
Bilinçaltı zihin
Alışkanlıklarımızı, duygusal tepkilerimizi, inançlarımızı ve geçmiş deneyimlerimizi saklayan daha derin bir katmandır.
Araştırmalar zihinsel faaliyetlerimizin çok büyük bir kısmının bilinçaltı düzeyde gerçekleştiğini gösterir.
Bu nedenle bazen kendimize şu soruları sorarız:
Neden sürekli aynı hataları yapıyorum?
Neden aynı tür ilişkileri seçiyorum?
Neden bazı durumlarda kendimi sabote ediyorum?
Bu soruların cevapları çoğu zaman bilinçaltında saklıdır.
Bilinçaltı Nasıl Oluşur?
Bilinçaltı büyük ölçüde çocukluk döneminde şekillenir.
Çocukken yaşadığımız deneyimler, aldığımız mesajlar ve çevremizdeki insanların davranışları zihnimizde bazı temel inançlar oluşturur.
Örneğin çocuk şu mesajları almış olabilir:
“Yeterince iyi değilsin.”
“Başarılı olmak için çok çalışmalısın.”
“Duygularını gösterme.”
“Sevilmek için fedakârlık yapmalısın.”
Bu mesajlar zamanla içsel inançlara dönüşür.
Ve yetişkin olduğumuzda çoğu zaman farkında olmadan bu inançlara göre hareket ederiz.
Bilinçaltı Davranışlarımızı Nasıl Etkiler?
Bilinçaltı bir anlamda zihnin otomatik pilotudur.
Hayatımızdaki birçok davranış bu otomatik programlara göre gerçekleşir.
Bu yüzden bazen mantıklı olduğunu bilmemize rağmen bazı davranışları değiştirmekte zorlanırız.
Örneğin:
Sürekli aynı tür insanlara çekilmek
Kendimizi değersiz hissettiğimiz ortamlarda kalmak
Başarıya yaklaşırken geri çekilmek
Bu durumların çoğu bilinçaltındaki eski kalıplarla ilişkilidir.
Bilinçaltı ve Tekrarlayan Hayat Döngüleri
Birçok insan hayatında benzer olayların tekrar ettiğini fark eder.
Benzer ilişki sorunları
Benzer iş problemleri
Benzer hayal kırıklıkları
Bu tekrarlar tesadüf gibi görünse de çoğu zaman bilinçaltındaki kalıpların sonucudur.
Bilinçaltı tanıdık olanı güvenli olarak algılar.
Bu yüzden bazen bize iyi gelmeyen durumları bile tekrar yaratabilir.
Çünkü zihin için tanıdık olan, bilinmeyenden daha güvenlidir.
Bilinçaltını Fark Etmek
Kendine yolculuk aslında bilinçaltını fark etmeye başladığımız noktada derinleşir.
Çünkü insan şu soruları sormaya başladığında yeni bir kapı açılır:
Neden bazı durumlar beni bu kadar tetikliyor?
Neden bazı insanlar bana güçlü duygular yaşatıyor?
Neden bazı hayallerimden vazgeçiyorum?
Bu soruların cevapları çoğu zaman geçmiş deneyimlerimizde ve bilinçaltı kalıplarımızda saklıdır.
Bilinçaltı Değişebilir mi?
İyi haber şu:
Bilinçaltı sabit değildir.
Farkındalık arttıkça insan kendi zihinsel kalıplarını görmeye başlar.
Ve görülen şey değişmeye başlayabilir.
Kendimizi gözlemlemek, duygularımızı anlamak ve eski inançlarımızı sorgulamak bu dönüşümün ilk adımıdır.
Kendine Yolculukta Bir Sonraki Adım
Kendini tanımak sadece kim olduğunu anlamak değildir.
Aynı zamanda seni yönlendiren görünmez mekanizmaları fark etmektir.
Bilinçaltını fark etmeye başladığında insan hayatına başka bir gözle bakmaya başlar.
Ve o zaman şu soruyu sorabilir:
Bu gerçekten benim seçimim mi?
Yoksa geçmişte oluşmuş bir program mı?
İşte kendine yolculuk tam da bu sorunun sorulduğu yerde derinleşir.
Şimdi kendinize küçük bir soru sorun:
Hayatınızda tekrar eden bir döngü var mı?
Belki de o döngü, bilinçaltınızın size anlatmaya çalıştığı bir hikâyedir.

Bir yanıt yazın