Taşı Toprağı Altın Avustralya-Avustralya İzlenimlerim 5

Bu yazının başlığını her ne kadar Taşı Toprağı Altın Avustralya olsa da ben bu yazıda size bu göç sürecinin pek konuşulmayan olumsuz yönlerinden bahsedeceğim.

Yazının Adını Neden Taşı Toprağı Altın Avustralya Koydum?

Bu yazıyı yazma nedenimle aynı nedenden ötürü. Bir süredir devam eden bu göç maceram bana öğretti ki gerçekte olanla, insanlara anlatılan veya insanların anladığı arasında uyuşmazlıklar var. Avustralya hakkında bilgi veren kaynakları ben de sizler kadar takip ediyorum. Buraya gelip de tecrübelerini anlatan birçok Türk arkadaş var. Hepsi de güzel işler yapıyorlar, emeklerine sağlık. Benzer şekilde buraya göçme konusunda danışmanlık hizmeti veren eğitim kurumları ve danışmanlar var. Bu kurumların olumsuz yönlere parmak basmama nedenini hepiniz anlarsınız. Diğer yandan kişisel tecrübelerini aktaran kişilerin de yeteri kadar olumsuz yönlere parmak basmamasını ben 2 nedene yoruyorum. İlki kimsenin olumsuzlukları duymak istememesi, olumsuzlukların satmaması. İkincisi de sosyal medyanın bizleri sadece mutlu olduğumuz anları paylaşmaya itmesi. Bu konu ile ilgili çok sevdiğim bir videonun linkini buraya bırakıyorum.

Kişisel iletişim kurduklarıma, hep kötü yanları da anlatsam da bu konuda bir yazımın olmamasını eksiklik görüp bu yazıyı yazmaya karar verdim.

Avustralya’ya Gelme Amacınızı Gelmeden Önce Belirleyin

Burada geçecek günlerinizin kalitesini geliş amacınız belirleyecek. Buraya kalıcı olmak için geliyorsanız, sizi epey zorlu bir yol beklediğini bilin. Kalıcı bir vizeniz olana kadar attığınız her adım zorlu olacaktır. Birkaç yıl bu sürecin psikolojik baskısına katlanmaya hazırlıklı gelin. 2 sene önce bu süreçler çok daha kolay olsa da şu anda burada kalıcı vize almak epeyce zor. Kafayı bozdunuz alacaksanız da imkansız değil. Bu süreç sizi yoracak, üzecektir; buna psikolojik olarak hazır gelin yeter.

476 (Mühendis Vizesi), Work & holiday veya öğrenci vizesi gibi geçici vizelerle gelip burada deneyim edinip, İngilizcenizi geliştirip veya para biriktirip dönmek, gezmek istiyorsanız buradaki geçireceğiniz günlerin (kısa vadede) daha güzel geçeceğini söyleyebilirim. Nitekim tüm Avrupalı gençler buraya backpacker olarak gelip, para biriktirip dünyayı geziyor. Burada çok yoğun çalışsalar da bence iyi vakit de geçiriyorlar. Bizim gibi daha az gelişmiş ülke vatandaşları için burada kalıcı vize almak daha büyük bir anlam ifade ediyor ve bizim burada geçirdiğimiz günleri de bu istek olumsuz etkileyebiliyor.

İş bulur, Sponsorluk Alır, Orada Kalırım

Belki önceden çok daha kolay olduğu için belki de yanlış bilgiler aktarıldığı için çoğu göç düşünen insanın aklında bu yol var. 2 yıl kadar önceye kadar garsonluk vs. ile sponsorluk alıp burada kalmak bir seçenek olsa da şimdi çoğu meslek için o yol kapandı. Kendi mesleğiniz meşhur aranan meslekler listesinde ise, kendi mesleğiniz ile ilgili iş buldunuzsa ve çalıştığınız kurum size sponsor olmaya istekli ise bu yola girebiliyorsunuz. Diğer yazımda mühendislik işi bulma süreci hakkında bilgiler vermiştim, mutlaka bakınız. Özetle mühendislik işi bulmanız için birçok etken var.

Tecrübesiz, orta seviye İngilizce seviyesine sahip, kalıcı vizesi olmayan ve üstün bir teknik bilgiye sahip olmayan bir mühendisin burada iş bulması epey zor.  O yüzden sponsorluk bulurum, kalırım yoluna çok bel bağlamayın derim. Bu umutla buraya gelen ama acı gerçekle geç karşılaşan birçok insan tanıdım.

Buraya 476 ile gelen 10 mühendisten 6-7 tanesi mühendislik işi bulamıyor diyebilirim size. Benim tanıdıklarım küçük bir örneklem belki ama en azından size bir bilgi verir.

Avustralyalılar Sizleri Kollarını Açmış Beklemiyor

Avustralya’nın ve Kanada’nın ekonomisi için göçmenlik oldukça önemli. Öncelikle bunu söylemekte fayda var. Avustralya göçmenlik konusunda da dünyadaki ulus devletlere nazaran oldukça güzel de bir imaj çiziyor. Öte yandan bu göç niyetinde olan insanların kafasında “beni kollarını açıp bekleyen gelişmiş bir ülke” canlanıyor ki bu bence birçok insanı hayal kırıklığına uğratıyor. Nasıl Türk toplumu zorunlu olarak göç etmek durumunda kalmış olan Suriyelilere “elimizdeki ekmeği aldılar, kendi ülkelerine gitseler ya” diye bakıyor, burada da benzer durum var. Nasıl Suriyeliler Türkiye’de Türkiyelilerin istemedikleri işleri yapmaya zorlanıyorlarsa, burada da göçmenler benzer şekilde hayatlarına başlamak durumunda kalıyorlar. Burası bu tutumun dünya üzerinde en az olduğu ülkelerden birisi belki ama yine hiçbir zaman Avustralya’da doğmuş bir bireyle yeni göç etmiş bir birey aynı değeri görmüyor bence. Ana dili İngilizce olan ülkeden gelenler için durumun farklı olduğunu da söylemeliyim.  Burada kalıcı vize aldıktan sonra ve iyi İngilizce seviyesi edindikten sonra ise toplumun sizi kabul etmesi bence çok hızlı oluyor. Çünkü çoğu birey benzer durumda ya da 1-2 nesil önceki ataları benzer durumdaydı.

Bu hemen kabul edilmeme Türklere özgü değil ondan da bahsetmem lazım. Benim burada yaşayan tanıştığım bir Avustralyalının anne ve babası Almanya’da doğmuş ve 1950’lerde buraya taşı toprağı altın diye gelmiş (o zamanlar Golden Rush gerçekten altın bulma motivasyonu ile getiriyormuş birçok insani). Bu Alman çifti 10 yıl kadar çölün ortasına bir tren istasyonuna yerleştirmişler, aileden başka kilometrelerce yakında kimse olmadan, tek gölgenin evlerinin verandası olduğu bir ortamda yaşamaya zorlamışlar. Yıllar içinde çalışmalarının karşılığını alıp bir çiftlikleri olmuş ama çok uzun yıllar gerçekten çile çekmişler. Detayları yazarsam sıkılacaksınız ama inanın şu anki göç yöntemleri bence çok daha kolay.

Sen Bize Gelme Diyorsun O zaman?

Hayır, öyle demiyorum. Sadece size anlatılanın/anladığınızın aksine Avustralya’nın size gül bahçesi vadetmediğinin bilin diyorum. Bu işin zor yanlarının olduğunu da bilin. Tüm bunlara rağmen burası çok iyi imkanlar sunuyor ki bir sürü göç alıyor. Ben bunlara da şahsi olarak kızmıyorum ve hatta hak veriyorum. Sizin işlerine yaradığınızı görmek istiyorlar başlarda. Buna ikna olduktan sonra da tüm kapıları açıyorlar. Dünyanın genel olarak kötüye sürüklenmesi, göç etmek isteyen insan sayısının artmasına neden oluyor ve bu da göç etme sürecindeki rekabeti arttırıyor. Size düşen de eğer gerçekten istiyorsanız, daha fazla uğraşmak oluyor.

Özetle çok karamsar olmadan, bu işin olumsuz yanlarına da değinmek istedim. Okumak istemeyebilirsiniz ama eğer göçerseniz illa ki bir noktada bu yazdıklarıma hak veriyor olacaksınız. Ben yazdım, içim rahat artık 🙂

Taha, Sydney, 19.06.2018

 

Avustralya ile ilgili diger yazılarım;

Yeni Mezun Mühendis Vizesi ile ilgili yazım icin;

Bu vizeye başvuru sureci icin;

Ev isleri nasıl oluyor ile ilgili yazım icin; 

Avustralya Road Trip Videom icin; verilen linklere tiklayiniz.

 

Facebook sayfam;

https://www.facebook.com/kendimeyolculukhikayem/

Instagram hesabım;

https://www.instagram.com/kendime.yolculuk/

 

Taşı Toprağı Altın Avustralya-Avustralya İzlenimlerim 5” için 7 yorum

  • 27 Haziran 2018 tarihinde, saat 20:33
    Permalink

    Çok güzel yazmışsınız. Avustralya değil ama başka bir ülkede yaşama hayali kuran birisi olarak bu dediklerinizi hep aklımda tutmaya çalışıyorum. Ne zaman yaşadığım ülkeden bıkıp yeter artık seneye başka bir ülkeye yaşamaya gidicem diye aklıma estiğinde bir dakika diyorum gittiğin yerde kimse sana iyi ki geldin demeyecek daha çok hüsrana uğrayacaksın. Ama dediğiniz gibi emek olmadan yemek olmuyor güzel bir şeylere ulaşmak istiyorsak çile çekmeye hazırlıklı olmak lazım. Dürüst bir şekilde yazdığınız için çok teşekkürler. Umarım daha da güzel günleriniz olur oralarda 🙂

    Yanıtla
    • 28 Haziran 2018 tarihinde, saat 11:55
      Permalink

      Teşekkürler Hatice Hocam yorumunuz icin. Avustralya’ya da özgü degil durum haklisiniz. Yine en rahat olanlardan biridir Avustralya belki de. Ama madalyonun diğer yuzunu bilmek lazım ki hazirlikli olabilelim.

      Yanıtla
  • 7 Temmuz 2018 tarihinde, saat 00:13
    Permalink

    Harika paylaşımlar. ememgine ve bilgine saglık. Insanlara dogruları en seffalıgı ile sunmussun.
    Yurtdısı subektif bir kavram yani öznel her kişinin bakıs acısı , yasam tarzı , beklentisi v.b. kriterlere göre değişkenlik gösterir. Sizin için guzel yasanabilir bir yer sehir baskası için tam tersi olabilir. O nedenle yurtdısı konusunda mutlak dogru asla yoktur sadece her kişinin kendi bakıs acısı ve dusuncesi vardır.

    Herseyden önce sunu belirteyim dunyanın hiçbir ulkesi toz pembe değil. Kanada, amerika, avustralya v.b. ulkeler reklam-pazarlama stratejileri ile insanlara altın tepside sunulan umuda yolculuk formatında ürün haline getirilmiş destinasyonlar. Egitim aracı danısmanlık firmaları ile göçmenlik danısmanlıgı hizmeti verenler bu stratejiyi ticari amaçları ugruna yapıyor ve yapmak zorunda. Çünkü yurtdısına gönderecegi her musterisinde belli bir komisyon oranı alacagı icin yurtdısı ulkelerini size toz pembe sekilde servis ediyorlar. Gosterilen fotograflar, videolar, anlatılan toz pembe yasam v.s. bir cogu siz oraya gidince yerinde realitede yasayonca ve deneyimleyince dogru olmadıgını anlıyorsunuz ve buyuk bir husran hayal kırıklıgı olabiliyor. egitim ucretinide peşin ödediginiz icin mecburiyetten egitim bitine kadar kalmak zorunda olan kişiler biliyorum.

    Tavsiyem: herseyden once egitim amaclı veya uzun sure yasamak istediginiz ulkeye turist olarak 1-2 haftalıgına tatil amaçlı gidin gorun ve gozlemleyin daha sonra kararınızı verin. Hiç yerinde gormeden deneyimlemeden giden bir cok kişi hayal kıraıgına ugruyor ayrıca yaptıgı masraflar ve harfamalarda ciddi rakamlar. ornek:Kanada ve amerika icin 6 aylık orta segent basit ingilizce dil egitimi icin hersey dahil ( ucak + konaklama + yeme-icme v.s. + kisisel giderler v.s.) minimum 50-60 bin tl civarı masraf yaparsınız.

    Yanıtla
    • 19 Temmuz 2018 tarihinde, saat 14:38
      Permalink

      Tesekkurler Berfu Hocam yorumunuz icin. Ben de katılıyorum sizin söylediklerinize.

      Bana uygun mu diye bakmak lazım öncelikle gideceğiniz ülke ve her ne kadar cesur olmak gerekiyorsa da bir o kadar iyi araştırmak lazım adim atmadan once.

      Yanıtla
  • 9 Temmuz 2018 tarihinde, saat 22:06
    Permalink

    Selamlar,
    Avustralya’da kişisel bir eşyanızı ikinci el satmayı denediniz mi hiç? Mesela telefon, laptop veya tablet vs. Sıkıntı yaşanabiliyor mu? Kaçakçı falan değilim :)) Sadece ilgimi çeken bir şey olursa diye ilgimi çekti ve belki gereksiz evham yaptım. Bunun tersi olarak elektronik aletlerde satın alma sürecinde bize garip gelecek bir farklılık yaşanıyor mu?

    Yanıtla
    • 19 Temmuz 2018 tarihinde, saat 14:31
      Permalink

      Selam Emre,
      Asagidaki siteden ve FB marketplace’den burada tum 2. el eşya alim satimina bakabilirsin. Bedava bile sir suru şey çıkabiliyor. Turkiye’dekinden farklı degil bence süreç.

      https://www.gumtree.com.au

      Yanıtla
  • 19 Eylül 2018 tarihinde, saat 01:01
    Permalink

    Çok faydalı ve vizyoner bir tecrübe aktarımı olmuş, teşekkür ederiz Taha hocam 👏🏽

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir