Neden Avustralya’ya Göç Ediyorum?/Bölüm 4

Bölüm 4: Avustralya’da Yaşamanın Avantajları

“Neden Avustralya’ya Göç Ediyorum?” sorusu üzerine yazdığım, ilk yazımda mutluluğun Avustralya’da olduğunu anladıktan sonra, hangi motivasyonlarla rahatımı bozduğumdan bahsetmiştim. İkinci yazımda ise mutluluğun benim için Avustralya’da olduğunu nasıl anladığımdan bahsettim. Üçüncü yazımda ise Avustralya ile duyduğum bir sözden yola çıkarak, uzak olmanın avantaj ve dezavantajlarından bahsettim. Bu konu hakkında yazdığım bu son yazımda ise Avustralya’nın somut avantajlarından bahsedeceğim.

1)İngilizce konuşuluyor:

Şive biraz farklı olsa da, Avustralya’da ortak dil olarak İngilizce konuşuluyor. Türk gençlerinin çoğunda olduğu gibi ben de birinci yabancı dil olarak İngilizce öğrendim. İkinci yabancı dil ise yine her Türk gencinde olduğu gibi “Ich bin fünfzehn Jahre alt” olarak yüklendi, güncellenmedi. Elle tutulur seviyede olan İngilizceyi bile ne kadar zor öğrendiğimi bildiğim için, orada İngilizce konuşulması açık ara en büyük avantaj. Dil biliyorsanız iletişim kurabiliyor, ortama uyum sağlayabiliyor, yaşayabiliyorsunuz. Elbette bilmeden giden örnekler de gördüm ama bilen ile bilmeyenin orada tutunma çabası arasında uçurum var.

2)Göçmesi kolay:

Kalifiyeyseniz Avustralya’da 4 yılda vatandaş olma şansınız var. Daha gitmeden kalıcı oturum alabilirsiniz. Avrupa’da ortalama 5-6 yılda kalıcı oturum veriyorlar. O da gittiğin yerin dilini biliyorsan. Vatandaşlık 10 yılı buluyor. Avustralya işinde iyi birine, işi olmadan da çalışma izni verebiliyor. Yanlış anlaşılmasın çalışma izni veriyor sadece. İş bulmanın başka başka dinamikleri var yine. Fakat Avrupa, Amerika’da bu yol oldukça zor. Oralarda iş ya da eş bulmadan bağımsız şekilde çalışma izni almak zor. Talih kuşuyla aran iyiyse Green Card belki. Çalışma izni almadan da iş bulman zor gerçi. Kanada’yı net olarak bilmiyorum ama Avrupa ve Amerika’ya göre Avustralya’ya göçmesi epeyce kolay.

3) İş çok:

Kalifiyeyseniz bir şekilde çalışma izni alıyorsunuz. Daha ortada işiniz yokken hem de. Konuştuğum bazı insanların kafasında işi de Avustralya Hükümeti buluyor gibi bir algı vardı. Öyle değil. İş bulmak size, şansınıza ve yeteneğinize kalmış. Onu detaylı olarak sonra anlatırım. Önümüzdeki aylarda epeyce tecrübe kazanacağım gibi duruyor o konuda. “İş bulmak zor” demek de “iş çok” demek de yanlış değil Avustralya için. Kendi mesleğinizle ilgili iş bulmakta başlarda zorlanıyorsunuz gözlemlediğim kadarıyla. Fakat casual, vasıfsız işler piyasada çok. Bulması da zor değil diye biliyorum, öyle mi göreceğiz. Fena da kazandırmıyor. Ülkede garson 3000 AUD alırken, mühendis 4000 AUD alıyor gibi düşünebilirsiniz kabaca. Uçurum yok yani arada. Çalışma iznin olduktan sonra aç kalmazsın. Ben şu ana kadar öyle duydum, öyle gözlemledim.

4) AUD Kazanıyorsun:

AUD olmuş, 2.60 TL (6 ay önce 2.15, 3 ay önce 2,35). Türk lirasına göre uzun süredir stabildi ama son dönemde yaşanan gelişmelerle değer kazandı. Daha doğrusu TL tüm para birimlerine karşı değer kaybetti. AUD ise dünya standartlarına göre kötü bir konumda değil. Avustralya ekonomisinin üzerine kurulu olduğu yapıtaşları ise 50-60 yıl kadar sarsılacak gibi durmuyor. Stabil bir ekonomileri var, bir süre daha da olacak bence. Yani AUD dünya standartlarında değerli bir para birimi olarak kalacak benim yaşam sürem boyunca. Diğer yandan, Avustralya genel olarak pahalı denebilecek bir ülke. Ooo garson olsam 3000 AUD, 500’ünü harcasam kalır 2500. Çarp 2,6 ile 6 bin küsür yapıyor demeyin. O işler öyle olmuyor. Gelir kadar gider de çok olacak. Fakat gelin görün ki bir nokta da AUD kazanıp, AUD harcıyor, AUD olarak birikim yapıyor olacaksınız. Kenara koyabildiğiniz her bir birim birikiminiz, dünya standartlarında Türkiye’de yaptığınız birikimden 2,6 kat değerli olacak.

5) Herkes Göçmen:

Ülkede göçmen oranı oldukça yüksek. Sürekli Laz fıkrasında gibi olabilirsiniz günlük hayatınızda. Her milletten insan var. Çeşitlilik çok, kökenine bakarak net bir dışlama yok. Adapte olmaya çabalarsan dışlanmıyorsun anladığım kadarıyla. Adapte olma sürecinde dışlanma olduğu inkar edilmiyor. Ama bunun nedenleri köken değil gibi. İngilizcesi iyi olmadığı için iletişim kurulamayan, herkesin uyduğu kurallardan haberdar olmadığı için onlara uymayan veya onlar gibi olmayan/ davranmayana karşı bir dışlama var. Burada seçim kişiye kalıyor gibi. Beni ben yapan alışkanlıklarım, davranışlarımdır diyorsanız bunun getireceği dışlanma bedelini ödeyerek yaşamınız gerekiyor orada. Ya da dışarda olmadığınızı gösterip, içeri girmek için kendinizi değiştirmeniz gerekiyor. Bu kişisel seçimden fazlası değil. Ben ikisini de doğru bulmuyorum. Kendi kırmızı çizgilerimi aşmadan kendimi oraya adapte etmek istiyorum. Ne yaparsam yapayım illa ki bir miktar dışarda kalacağım diye hissediyorum. Yine de tüm iyi niyetine rağmen dışlandığın Avrupa’dan iyidir.

6) Medeniyet var:

Benim gözlemlediğim kadarıyla, Avustralya’da medeniyetin nasıl işletildiğinden bahsedeyim. Her şeye çok açık, detaylı kural konulmuş. Kurallara uymamanın cezaları hep yüksek seviyede tutulmuş (hız cezası 800 AUD civarıydı). Kurala uymayana Savcı, Polis, Vatandaş, Göçmen, hemşeri, Baba’mın oğlu ayrımı gözetmeden cezayı kesiyorlar. Bu da medeniyeti, adaleti getiriyor. Biz hep alt-orta sınıf olarak kalacak bireyler için bu adalet var duygusu huzurun kapısını açıyor. Herkes kurallara uyduğu için de ben artık Türkiye’de olduğu gibi kurallara uyunca kendimi salak gibi hissetmem diye düşünüyorum.

7) Sıcak İklim:

Ülkenin orta kısımları çöl ile kaplı olsa da çoğunluk kıyı kesimlerdeki büyük şehirlerde yaşamaktadır. Bu kıyı şeritte subtropikal iklim gözlenmekte olup bu ılık kışlar ve sıcak yazlar anlamına gelir. Sydney’de kış aylarında gündüz sıcaklığı 10 derece civarında seyrediyor. Kar şeklinde yağış gözlenmiyor. Genel olarak sıcak bir iklimi var diyebiliriz yani. Bu sıcak seven ben için oldukça önemli bir avantaj.

Şu ana kadar benim gözlemlediğim kadarıyla bunlar Avustralya’da yaşamayı bir adım öne çıkaran faktörler. Tüm bunları öğrendikten sonra “Neden Avustralya?” sorusunu cevaplamak benim için daha kolay oldu.

Göç nedenlerimle ilgili yaşadığım süreci ve Avustralya hakkında gitmeden önce bildiklerimi bu yazılarda anlatmış oldum. İlerleyen dönemde orada tecrübe ettiklerimi yazmaya devam edeceğim. Sağlıcakla kalın, Takipte kalın.

Facebook sayfam;

https://www.facebook.com/kendimeyolculukhikayem/

Instagram hesabım;

https://www.instagram.com/kendime.yolculuk/

Neden Avustralya’ya Göç Ediyorum?/Bölüm 4” için 6 yorum

  • 18 Aralık 2016 tarihinde, saat 12:07
    Permalink

    Yolun ve bahtin acik olsun. Seni seviyoruz.

    Yanıtla
    • 19 Aralık 2016 tarihinde, saat 16:03
      Permalink

      Teşekkürler Abi ben de sizi seviyorum, görüşmek üzere.

      Yanıtla
  • 9 Şubat 2017 tarihinde, saat 20:00
    Permalink

    Tesekkurler cok saolunn??

    Yanıtla
  • 1 Mart 2017 tarihinde, saat 20:56
    Permalink

    Yeni yazılarını bekliyoruz dostum.

    Yanıtla
  • 28 Nisan 2017 tarihinde, saat 13:02
    Permalink

    Merhaba,

    Hangi şehirdesiniz? Ben de eşimle birlikte temmuz-ağustos aylarında sydney’e geleceğiz.
    Görüşmeyi çok isteriz. Yazılarınızı çok beğendik 🙂

    Sevgiler,

    Yanıtla
    • 29 Nisan 2017 tarihinde, saat 06:31
      Permalink

      Şeyma Hocam selam,
      Sydney’deyim ben 🙂 Çok teşekkürler yorum için. Buraya gelirseniz ve haber ederseniz tanışırız, muhabbet ederiz. Sağlıcakla kalın, yolunuz açık olsun şimdiden 🙂

      Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir